Anasayfa / Genel / Yeni Bir Deneyle Karanlık Enerjinin Varlığı ve Evrenin Genişlediği Doğrulandı

Yeni Bir Deneyle Karanlık Enerjinin Varlığı ve Evrenin Genişlediği Doğrulandı

Çağdaş kozmoloji biliminde, evrenin genişliğini ölçmek ansızın fazla yöntem bulunuyor. Bu yöntemlerden birinde uzak galaksilerin izafi hareketlerine ve bu galaksilere ulaşan süpernova ışınlarına bakılır. ‘Tip Ia süpernovaları’, standart olmuş bir parlaklığa sahip oldukları için bu süpernovaların ışınlarının ulaştığı noktalara bakılarak uzaklıkları ölçülebilir. Ayrıca evrenin genişlediğinin başlangıçta keşfedildiği bu yöntem sayesinde bir galaksinin yer çekiminden dolayı kızıla kayması incelenerek Hubble parametrelerine de ulaşılabilir. 

Evrenin genişleme oranlarını değerlendirmek için kullanılan bir öteki yöntemse kozmik mikrodalga arka plan ışıması olarak adlandırılan değerlere bakılarak uygulanıyor. Bu ışıma, evrendeki patlamalardan daha sonra geriye kalan 3.000 derece standart sıcaklığa sahip görüntülerden elde ediliyor. ‘Big Bang’ ardından ortaya çıkan patlamanın arkasından uzayda asılı kalan bu ısı dalgalarının sıcaklığıysa uzayın bir takım kısımlarında çeşitlilik gösterebiliyor ve ısı dalgalarının şiddetli olduğu ve olmadığı kısımlara bakılarak evrenin genişleme oranı hakkında bilgiler ediniliyor. Bu iki yöntemin sonuçlarının teorik olarak birbiriyle sürekli olması gerekiyor ama ortaya meydana çıkan sonuçlar birbirleriyle tutarlı olmuyor.

Bu iki usul neden birbiriyle tutarlı değil?

evren genişlemesi ölçümü

İlk bahsettiğimiz Planck yöntemi, 67-68 kilometre arası bir Hubble parametresi sağlarken süpernova yöntemiyse 71-75 kilometre arası bir Hubble parametresi sağlıyor. İlk başlarda bu iki yöntemin sağladığı mümkün değerler daha artı aralığa sahipti ve bu iki yöntemin sonuçlarının birbirleriyle bir noktada istikrarlı olabileceği bir düzeydi. Fakat bu değerlerin ilerleyen zamanlarda daha belli hâle gelmesiyle bu iki yöntemin aralarındaki fark da gevşemiş oldu.

Sorunun bu iki yöntemin de belirtilmiş bir kalıp odaklı olmasından kaynaklandığı düşünülüyor. Bu kalıpta bulunan iki yöntemin de kullandığı varsayımlardan bir tanesi de evrenin yassı ve düz bir biçimde olması. Bu sayede uzakta galaksilerden bize ulaşan ışınlar düz bir çizgi hâlinde ilerliyor ama Planck yöntemiyle yapılan son testlerde evrenin bir çeşitlilik eğriliğe sahip olabileceği ortaya çıkmış durumda ve iki yöntemin farklı sonuçlar vermesinin sebebinin bu eğrilik olabileceği düşünülüyor.

evren

Geçtiğimiz günlerdeyse araştırmacı bir takım, evrenin genişleme oranını değerlendirmek için ayrı bir yöntem üzerinde çalışmaya başladı. Bu yöntemde bilim insanları, büyük galaksilerin kümelenme hareketlerine bakıyor. Bu yöntemin temelindeyse yer çekiminin galaksileri birbirine çekmeye çalışırken karanlık enerjininse galaksileri aksi yöne itmesi bilgisi yer alıyor. Bu itiş ve çekiş sayesindeyse galaksiler, arasında devasa kara delikler oluşturarak kümeleniyor ve oluşan kara deliklerin boyutları yeni bir ölçüm yönteminin kapılarını açıyor.

Kara deliklerin boyutlarını ölçerek evrenin genişleme oranını saptamaya çalışan bilim insanları, bu yeni yöntemle evrenin yassı ve düz olduğu sonucuna ulaştılar. adeta 9 milyar ışık yılı içerisindeki galaksilerin yer çekiminden nedeniyle kızıla gitme süreçlerini inceleyen takım, süpernova yöntemiyle istikrarlı olan 70-74 kilometre değerinde Hubble parametrelerine ulaşırken bu verilere daha uzaktan galaksilerdeki sonuçları eklediklerinde ortalama olarak 68-70 kilometrelik iki yöntemle de sürekli olan Hubble parametrelerine ulaştılar.

genelde şunu söyleyebiliriz fakat evrenin düz bir şekilde yayıldığı ve karanlık enerjinin varlığı bundan böyle adeta kesinkes kanıtlanmış durumda lakin yine de evrenin genel garipliği ve sürekli genişlemesinin nedenleri hemen şimdi çözülebilmiş değil.

Hakkında admin

Check Also

Türk Motosiklet Sürücüsünün Radara Yakalanmamak İçin Bulduğu Çözüm Deşifre Oldu

Türk Motosiklet Sürücüsünün Radara Yakalanmamak İçin Bulduğu Çözüm Deşifre Oldu

Radar sistemleri, hız sınırlarını aşarak hem kendi hem de trafikteki diğer kişilerin hayatlarını tehlikeye atan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir