Anasayfa / Genel / Araştırmacılar, Zamanın Kuantalanması İçin Üst Sınırı Belirledikleri Bir Teori Yayınladı

Araştırmacılar, Zamanın Kuantalanması İçin Üst Sınırı Belirledikleri Bir Teori Yayınladı

Uzun yıllar boyunca bilim dünyasında fizikçiler, Einstein‘ın Genel Görelilik Teorisi‘ndeki zamanla ilgili teoriyi açıklamakta bazı zorluklar yaşıyordu. Görelilik kavramına göre vakit aralıksız devamlı bir nicelik olarak kabul ediliyordu ve zamanın yer çekimi koşullarına kadar yavaşlatılabileceği ya da hızlandırılabileceği düşünülüyordu. Birçoğumuzun bildiği üzere Chistopher Nolan‘ın ünlü filmi Interstellar da görelilik kavramında yer alan bu teoriyi işliyordu.

Artan kuantum fiziğiyle bilim insanları, zamanın tıpkı bir filmin kareleri gibi belirtilen bir hızda ve ritimde ilerlediğini ve evrensel bir kavram olduğunu öne sürüyor. Bu iki teorinin de doğru yönleri bulunsa da bilim insanları için bu iki teoriyi de içten şekilde izah etmek azıcık zorlayıcı bir konu olabiliyor. Bu bağlamda bir takım fizik teorisyenleri, zamanda yer alan görülebilir tutarsızlığın, zamanın tıpkı uzay-vakit sürekliliğinde ve kuantum kütle çekiminde olduğu gibi kuantalanarak açıklanabileceğini savunuyor. Bu senaryoda uzay-süre sürekliliğinin kuantalanması, bu sürekliliğin belirtilen bir doğrultuda tekrar tekrar ilerlediğini kabul etmek yerine, uzay-zaman sürekliliğini kuantalayarak daha küçük birimlere bölünmesiyle açıklanıyor. 

Peki, doğrusu vakit kuantalanarak küçük birimlere sıkıştırılabilir mi?

Uzay-Zaman Kuantumlama

Yukarıda bahsettiğimiz bu uzay-vakit sürekliliğinin kuantalanmasının, bizim dünya üstünde yaşadığımız ve hissettiğimiz zamana uygulanması teorisinin uygulanabilmesi için zamanın; küçük ve ayrık parçalara bölünerek her aşamada bir önceki parçanın süresinin dolması gerekiyor. Zamanının bu şekilde ölçülebilmesi için de evrensel bir saatin, her tıklamasında zamanın ufak bir parçasını ardında bırakması gerekiyor. Bu bağlamda bu evrensel saatin tüm evrende var olması ve maddeyle de etkileşim hâlinde olabilmesi esas görülüyor ama bu sefer de teorisyenler bu saatin hangi hızda ilerleyebileceği sorusuyla karşılaşıyor.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi‘nde üç fizik teorisyeninin yaptığı yeni çalışmada, bu evrensel saat modelinin değerleri için bir üstteki sınır bulunabiliyor. Bu ortaya meydana çıkan yeni modelde bilim insanları evrensel saatin, aralıksız iki safha aralarında geçiş yapan bir kuantum osilatörü şeklinde olabileceğini öne sürüyorlar. Çalışmayı yürüten teorisyenler, bu kuantum osilatörü şeklindeki evrensel saatin hızını ölçebilmek için de atom saati gibi daha yavaş bir osilatörle bu bahsi geçen evrensel saatin birleştirilebileceğini söylüyorlar.

Birleşen iki kuantum osilatörünün da ortaya çıkaracağı enerjinin defalarca benzer miktarda olacağını belirtiliyor lakin bu senaryoda, kullanılan iki kuantum osilatörü süre geçtikçe senkronizasyon sorunu yaşayabilir lakin senkronizasyon sorunuyla iki osilatör arasında meydana çıkan bu ayrım, evrensel saatin hızı için bir üst limit belirlemede kullanılabilir. Araştırmayı yapan fizik teorisyenleri, zamanın kuantalanması teorilerini tasdik etmek için bu iki osilatör arasındaki senkronizasyon farkının ölçülmesinin tatmin edici olacağını savunuyor. Araştırmacıların bulduğu kuantalama üstteki limitiyse 10−33 saniye. Çalışmanın diğer detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Hakkında admin

Check Also

Microsoft'tan Xbox Oyunları İçin Black Friday İndirimi Başladı: İşte İndirime Giren Oyunlar

Microsoft’tan Xbox Oyunları İçin Black Friday İndirimi Başladı: İşte İndirime Giren Oyunlar

Microsoft, Xbox kullanıcıları için Black Friday indirim kampanyası başlattı. Kampanya kapsamında birçok oyun indirime girerken …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir